Yaptığımız şeyleri sürekli birbiri ardı sıra ekleyerek yapıyoruz. Arada neredeyse hiç boşluk bırakmıyoruz. İçimizde, yaptıklarımızın ucunu bırakırsak akışı kaçıracağımızı, geride kalacağımızı, bir daha durumu toparlayamayacağımızı söyleyen bir ses var. O ses bizim sesimiz değil; dünyanın sesi, dünyayı bu hale getirenlerin sesi! Bir şey kaçıracağımız yok aslında, bir şeylere yetiştiğimiz de yok; öyle olacağına, bu döngünün dışına çıkamayacağımıza körlemesine inandırılmışız. Gölgemizi kovalıyoruz