Son zamanlarda “haklının acelesi yok” kalıbını aradan pek çok vesileyi, pek çok nedeni, pek çok süreci de atarak “Allah’ın acelesi yok” kalıbına döndürdü zihnim. Çünkü “mutlak haklı” sadece O’dur, acelesinin olmaması da son derece anlaşılabilir bir şeydir. Bilirsiniz, insanın dünyada “mutlak adalet” beklemesi onun hamlığına işaret eder. Adaletin mutlaklaştığı, her seferinde ve her olayda tecelli ettiği bir dünya hayali kurulamaz. Çünkü insan, fıtratı gereği adaleti dışsal, dışrak bir şey olarak