AKY
MirayWeb Coder's
Bugün PC oyunculuğunun merkezinde yer alan Steam, bir zamanlar yalnızca küçük bir fikir olarak görülüyordu. Fiziksel kopyaların hâkim olduğu dönemde dijital mağaza fikri pek çok geliştirici için belirsizliklerle doluydu. İşte tam da bu dönemde, kült FPS oyunu Painkillerın Steam tarihindeki yeri çok farklı olabilirdi.
People Can Flyın kurucularından Adrian Chmielarz, Steamin henüz emekleme döneminde olduğu bir süreçte Valve cephesinden gelen teklifi anlattı. Buna göre Valve, dijital mağazasını hayata geçirmeden önce sınırlı sayıda oyunu platformda görmek istiyor ve bu oyunlardan biri olarak Painkillerı değerlendiriyordu. Teklif doğrudan Valveın kurucusu Gabe Newelldan gelmişti.
Ancak Chmielarz için bu fikir o dönemde yeterince ikna edici değildi. Dijital mağaza kavramı bugünkü kadar doğal görünmüyordu ve geliştirici ekip bu modelin geleceğinden emin değildi. Üstelik stüdyonun Painkiller üzerindeki haklara tam olarak sahip olmaması da bu ihtimali daha baştan zayıflatıyordu. Sonuç olarak teklif geri çevrildi.
Yıllar sonra bakıldığında, bu karar oyun tarihinin en ilginç ya şöyle olsaydı anlarından biri olarak değerlendiriliyor. Çünkü Steam, kısa süre içinde yalnızca bir güncelleme aracı olmaktan çıkıp, oyun sektörünün en büyük dijital platformuna dönüştü. Painkiller ise Steame ancak 2007 yılında, Black Edition sürümüyle dahil oldu.
Bu hikâye, dijital dağıtımın oyun dünyasını nasıl kökten değiştirdiğini de net biçimde ortaya koyuyor. Fiziksel maliyetlerin ortadan kalkması, bağımsız geliştiricilere daha geniş bir alan açtı. Bugün Painkillerın erken dönemde Steamde yer almamış olması bir kayıp gibi görünse de, bu anekdot dijital devrimin ne kadar öngörülemez başladığını hatırlatıyor.
Painkiller Steamin İlk Oyunlarından Biri Olmadı
People Can Flyın kurucularından Adrian Chmielarz, Steamin henüz emekleme döneminde olduğu bir süreçte Valve cephesinden gelen teklifi anlattı. Buna göre Valve, dijital mağazasını hayata geçirmeden önce sınırlı sayıda oyunu platformda görmek istiyor ve bu oyunlardan biri olarak Painkillerı değerlendiriyordu. Teklif doğrudan Valveın kurucusu Gabe Newelldan gelmişti.
Ancak Chmielarz için bu fikir o dönemde yeterince ikna edici değildi. Dijital mağaza kavramı bugünkü kadar doğal görünmüyordu ve geliştirici ekip bu modelin geleceğinden emin değildi. Üstelik stüdyonun Painkiller üzerindeki haklara tam olarak sahip olmaması da bu ihtimali daha baştan zayıflatıyordu. Sonuç olarak teklif geri çevrildi.
Yıllar sonra bakıldığında, bu karar oyun tarihinin en ilginç ya şöyle olsaydı anlarından biri olarak değerlendiriliyor. Çünkü Steam, kısa süre içinde yalnızca bir güncelleme aracı olmaktan çıkıp, oyun sektörünün en büyük dijital platformuna dönüştü. Painkiller ise Steame ancak 2007 yılında, Black Edition sürümüyle dahil oldu.
Bu hikâye, dijital dağıtımın oyun dünyasını nasıl kökten değiştirdiğini de net biçimde ortaya koyuyor. Fiziksel maliyetlerin ortadan kalkması, bağımsız geliştiricilere daha geniş bir alan açtı. Bugün Painkillerın erken dönemde Steamde yer almamış olması bir kayıp gibi görünse de, bu anekdot dijital devrimin ne kadar öngörülemez başladığını hatırlatıyor.