Önceki yazımızda perspektifin görüleni olduğu gibi nakleden bir ayna olmadığını; bilakis gözün görme yerini sabitlediğini, buna göre nesneleri büyüttüğünü ya da küçülttüğünü ve mekânı belirli bir bakış noktasından hareketle ölçülebilir hâle getirdiğini söylemiştik. Böylece görünür dünya, gözün karşısında kendiliğinden duran bir varlık alanı olmaktan çıkarak belirli bir merkeze göre yeniden kurulur. Aynı zamanda ölçüye sokulan sadece mekân değil, görmenin kendisidir; daha doğrusu görme, matematik