Eskiden böyle soruları orta yere usulca ve usturupluca bırakanlara rastladığımız zaman, söylediklerine inanırdık. Kendilerine güvenleri tamdı. Konuştuğu alanda otorite gibi görünürlerdi. Öyle söylüyorsa doğrudur derdik. Bu kişi, tok sesle, “açlıktan kim ölmüş” diyorsa, demek ki bir bildiği var diye düşünürdük. O sözün gerisine “Dünyada aç mezarı yok” diye bir hüküm yapıştırılırdı ki… Gözümüzün önüne bildiğimiz mezarlıklar gelir, evvelce gördüğümüz mezar taşlarını hatırlardık. Hiçbirinde “Burada