AKY
MirayWeb Coder's
The Blood of Dawnwalker, ilk bakışta klasik Fallout oyunlarıyla pek yan yana gelmeyecek bir yapım gibi görünebilir. Sonuçta karşımızda izometrik, sıra tabanlı ve kıyamet sonrası bir RPG değil; üçüncü şahıs kamera açısına sahip, karanlık atmosferli ve vahşi vampir savaşlarına odaklanan iddialı bir aksiyon RPG var. Ancak Rebel Wolves CEOsu Konrad Tomaszkiewicz, oyunun ruhunu anlatırken oldukça ilginç bir benzetme yaptı ve klasik Fallout oyunlarını örnek gösterdi.
PAP Biznes ile yapılan röportajda konuşan Tomaszkiewicz, The Blood of Dawnwalker için anlatı sandboxı tanımını kullandı. Ona göre oyunun temel amacı, oyuncuya sona ulaşmak için kendi yolunu seçme özgürlüğü vermek. Bu benzetme, oyunun görsel tarzı ya da savaş sistemiyle değil, hikaye yapısıyla Fallout geleneğine yaklaşacağını gösteriyor. Yani oyuncular, tek bir doğru rota yerine farklı kararlarla ilerleyen daha esnek bir yapı bekleyebilir.
Tomaszkiewiczin geçmişi de bu beklentiyi güçlendiriyor. Kendisi daha önce CD Projekt Red bünyesinde çalışmış ve The Witcher 3: Wild Hunt yönetmenliğiyle tanınmıştı. Rebel Wolves ekibinde de benzer deneyime sahip birçok geliştirici bulunuyor. Bu nedenle oyunun hem karanlık fantezi havası hem de seçimlere dayalı anlatı yapısı, doğal olarak The Witcher serisini de akla getiriyor. Ancak ekip, bu kez daha farklı ve kendi kimliğine sahip bir dünya kurmak istiyor.
Oyun, 3 Eylül tarihinde çıkış yapacak ve şimdiden 1,5 milyondan fazla istek listesine eklenmiş durumda. Bu rakam, The Blood of Dawnwalker için beklentinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Rebel Wolves, oyunun başarılı olması halinde bu evreni daha geniş bir seriye dönüştürmeyi hedefliyor. Yani yapım yalnızca tek seferlik bir aksiyon RPG değil, ileride büyüyebilecek yeni bir karanlık fantezi markasının başlangıcı olabilir.
Çıkış sonrası planlar da şimdiden konuşulmaya başladı. Her şey yolunda giderse oyun için ücretsiz DLC içerikleri yayınlanabilir ve bu ek paketlerle dünya daha da genişletilebilir. Blood of Dawnwalker, vampir teması, oyuncu özgürlüğü ve dallanan anlatı yapısıyla klasik Fallout ruhunu doğrudan kopyalamadan, modern bir aksiyon RPG içinde yeniden yorumlamaya çalışacak gibi görünüyor.
Blood of Dawnwalker Oyuncuya Kendi Yolunu Açacak
PAP Biznes ile yapılan röportajda konuşan Tomaszkiewicz, The Blood of Dawnwalker için anlatı sandboxı tanımını kullandı. Ona göre oyunun temel amacı, oyuncuya sona ulaşmak için kendi yolunu seçme özgürlüğü vermek. Bu benzetme, oyunun görsel tarzı ya da savaş sistemiyle değil, hikaye yapısıyla Fallout geleneğine yaklaşacağını gösteriyor. Yani oyuncular, tek bir doğru rota yerine farklı kararlarla ilerleyen daha esnek bir yapı bekleyebilir.
Tomaszkiewiczin geçmişi de bu beklentiyi güçlendiriyor. Kendisi daha önce CD Projekt Red bünyesinde çalışmış ve The Witcher 3: Wild Hunt yönetmenliğiyle tanınmıştı. Rebel Wolves ekibinde de benzer deneyime sahip birçok geliştirici bulunuyor. Bu nedenle oyunun hem karanlık fantezi havası hem de seçimlere dayalı anlatı yapısı, doğal olarak The Witcher serisini de akla getiriyor. Ancak ekip, bu kez daha farklı ve kendi kimliğine sahip bir dünya kurmak istiyor.
Oyun, 3 Eylül tarihinde çıkış yapacak ve şimdiden 1,5 milyondan fazla istek listesine eklenmiş durumda. Bu rakam, The Blood of Dawnwalker için beklentinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Rebel Wolves, oyunun başarılı olması halinde bu evreni daha geniş bir seriye dönüştürmeyi hedefliyor. Yani yapım yalnızca tek seferlik bir aksiyon RPG değil, ileride büyüyebilecek yeni bir karanlık fantezi markasının başlangıcı olabilir.
Çıkış sonrası planlar da şimdiden konuşulmaya başladı. Her şey yolunda giderse oyun için ücretsiz DLC içerikleri yayınlanabilir ve bu ek paketlerle dünya daha da genişletilebilir. Blood of Dawnwalker, vampir teması, oyuncu özgürlüğü ve dallanan anlatı yapısıyla klasik Fallout ruhunu doğrudan kopyalamadan, modern bir aksiyon RPG içinde yeniden yorumlamaya çalışacak gibi görünüyor.