Türkiye’nin siyâsî kültürel dünyâsında yüzeye vuran ve herkes tarafından bilinen ayrımların derinlerinde yatan bâzı unsurlar henüz lâyıkı veçhile çalışabilmiş değildir. Meselâ, tekmil ideolojik alt bölünmeleriyle sağ ve sol ayırımlarına herkes âşinâdır. Ama Rumelililik/Rumelicilik ile Anadoluluk/Anadoluculuk gibi bir kavram setinin bu ayırımların ve farklılıkların şekillenmesinde son derecede tesirli olduğuna pek dikkat edilmez. Esâsen bu kavram setinin ehemmiyetini idrâk etmek için Osmanlı’nın