Türkiye’nin son yarım asırlık ekonomik geçmişinde 2004-2016 yılları arasında görece düşük oranlar kaydedilmiş olsa da, enflasyon olgusu yapısal bir sorun olarak varlığını kesintisiz biçimde sürdürmüştür. Dolayısıyla, enflasyon yalnızca parasal değişkenlerle açıklanabilen bir olgu olmanın ötesine geçerek yapısal sorunların ve toplumsal davranış kalıplarının şekillendirdiği kronik bir nitelik kazanmıştır. Her ne kadar uygulanan sıkı para politikasıyla merkez bankası tarafından uygulanan yüksek faiz