Kur’ân’ın nâzil olduğu 7. yüzyılın başlarında Hristiyanlık bünyesinde teolojik tartışmalar mevcut olmakla birlikte, sürecin kıyamete kadar çözülemeyecek bir kin, düşmanlık, kurumsal kopuş ve hatta “kıyameti çabuklaştırma-Tanrıyı kıyamete zorlama” iddiasıyla küresel kaosa hizmet eden teolojik yapılara evrileceğini haber vermek, ancak zamanın ötesinde bir ilimle mümkündür.