Akıl, insanoğlu için büyük bir nimet olduğu kadar büyük bir külfettir. Büyüklüğü arttıkça yükü de artan bir nesnedir akıl. İki cihetten büyük bir külfet ve yüktür insana: Cüretkârlığı ve sebep olduğu hayal kırıklığı. Şöyle ki, insan aklına güvenir ve onunla âlem-i şühûdu (algı dünyası) algılayabildiği/anlayabildiği gibi âlem-i gaybı da (algı dünyasının ötesini) anlayabileceğini sanır. Aklın görünür âlemi anlamadaki başarısı ve becerisi, görünür âlemin ötesi hakkında da başarılı ve becerikli olduğu