- 26 Nisan 2024
- 10,920
İLK HALİFE
HZ. EBÛ BEKİR (RA)
Fil Vak‘ası’ndan üç yıl kadar sonra Mekke’de doğdu. Câhiliye döneminde dahi putlara tapmadı. Dönemin kötü âdetlerinden, şeref ve haysiyeti zedeleyen davranışlardan uzak durdu.
Resûlullah’ın (sas) İslâm’a davetini tereddüt etmeden kabul eden ilk Müslümanlardan biri oldu. İslâm’ın ilk yıllarından itibaren malı ve canıyla Allah Resûlü’nün yanında yer aldı.
Müşriklerin ağır işkencelerine uğrayan köleleri ve güçsüz Müslümanları satın alarak özgürlüklerine kavuşturdu.
Resûlullah’tan gelen haberleri, “O söylediyse doğrudur.” diyerek tereddütsüz tasdik etmesi sebebiyle “Sıddîk” lakabıyla anıldı.
Resûlullah, Medine’ye hicret ederken yol arkadaşı olarak Hz. Ebû Bekir’i seçti. Birlikte Sevr Mağarası’na sığındılar.
Müşrikler mağaranın ağzına kadar geldiğinde Allah Resûlü ona: “Üzülme! Allah bizimle beraberdir.” (Tevbe, 9/40) buyurdu.
Peygamber Efendimizin (sas) vefatıyla sarsılan Müslümanları metanetle teskin etti ve şu hakikati hatırlattı: “Sizden her kim Muhammed’e tapıyorsa, iyi bilsin ki, Muhammed öldü. Her kim Allah’a kulluk ediyorsa, iyi bilsin ki, Allah bâkîdir, asla ölmez.”
Resûlullah’ın vefatının ardından İslâm’ın ilk halifesi seçildi. Zekât vermeyenlerle, namaz ile zekâtı birbirinden ayırdıkları gerekçesiyle savaştı. Hilâfeti esnasında Kur’ân-ı Kerîm’i mushaf haline getirdi.
Yaklaşık iki yıl süren hilafetinin ardından 23 Ağustos 634’te Medine’de vefat etti ve çok sevdiği Resûlullah’ın (sas) yanına defnedildi.
HZ. EBÛ BEKİR (RA)
Fil Vak‘ası’ndan üç yıl kadar sonra Mekke’de doğdu. Câhiliye döneminde dahi putlara tapmadı. Dönemin kötü âdetlerinden, şeref ve haysiyeti zedeleyen davranışlardan uzak durdu.
Resûlullah’ın (sas) İslâm’a davetini tereddüt etmeden kabul eden ilk Müslümanlardan biri oldu. İslâm’ın ilk yıllarından itibaren malı ve canıyla Allah Resûlü’nün yanında yer aldı.
Müşriklerin ağır işkencelerine uğrayan köleleri ve güçsüz Müslümanları satın alarak özgürlüklerine kavuşturdu.
Resûlullah’tan gelen haberleri, “O söylediyse doğrudur.” diyerek tereddütsüz tasdik etmesi sebebiyle “Sıddîk” lakabıyla anıldı.
Resûlullah, Medine’ye hicret ederken yol arkadaşı olarak Hz. Ebû Bekir’i seçti. Birlikte Sevr Mağarası’na sığındılar.
Müşrikler mağaranın ağzına kadar geldiğinde Allah Resûlü ona: “Üzülme! Allah bizimle beraberdir.” (Tevbe, 9/40) buyurdu.
Peygamber Efendimizin (sas) vefatıyla sarsılan Müslümanları metanetle teskin etti ve şu hakikati hatırlattı: “Sizden her kim Muhammed’e tapıyorsa, iyi bilsin ki, Muhammed öldü. Her kim Allah’a kulluk ediyorsa, iyi bilsin ki, Allah bâkîdir, asla ölmez.”
Resûlullah’ın vefatının ardından İslâm’ın ilk halifesi seçildi. Zekât vermeyenlerle, namaz ile zekâtı birbirinden ayırdıkları gerekçesiyle savaştı. Hilâfeti esnasında Kur’ân-ı Kerîm’i mushaf haline getirdi.
Yaklaşık iki yıl süren hilafetinin ardından 23 Ağustos 634’te Medine’de vefat etti ve çok sevdiği Resûlullah’ın (sas) yanına defnedildi.