Bir akademisyeni, bir ilim adamını unutulmaz kılan şey, talebesine aktardığı bilginin kemiyetinden ziyade o bilgiyi aktarma keyfiyetidir; bilgiyi aktarırken muhatabına asıl olarak ruh ve duyguyu, aşk ve enerjiyi transfer etmesidir. Verilen bilgiler unutulur; ama aktarılan duygular unutulmaz. Zihne hitap eden bilgiler zamanla silinip gider; lakin kalbe işlenen ve aşılanan duygular asla silinmez. İşte bu müstesna hocalardan biri, Konya’nın manevî büyüklerinden Hacıveyiszade Mustafa Efendi’nin torunu