AKY
MirayWeb Coder's
Metal Gear Solid 2: Sons of Liberty, çıktığı 2001 yılından bu yana oyun dünyasının en çok tartışılan yapımlarından biri olmayı sürdürüyor. Zamanla internetin, sosyal medyanın ve bilgi kirliliğinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte oyun, geleceği öngören bir eser olarak anılmaya başlandı. Ancak serinin yaratıcısı Hideo Kojima, bu yorumların oyunun asıl derdini tam olarak yansıtmadığını söylüyor.
Kojima, WIREDın Tech Support serisinde yaptığı açıklamada, Metal Gear Solid 2nin hiçbir zaman doğrudan yapay zekâ hakkında bir hikâye olarak tasarlanmadığını vurguladı. Ona göre oyun, analog dünyadan dijital dünyaya geçişin insanlık üzerinde yaratacağı etkileri sorguluyordu. Bilginin artık kaybolmaması, her şeyin kayıt altına alınması ve kontrol edilmesi, oyunun merkezindeki temel korkuydu.
Kojima, ilk oyunu Metal Gear Solidin DNA teması üzerine kurulduğunu, devam oyununun ise memler kavramına odaklandığını belirtiyor. Yani genetik olarak aktarılmayan, ama kültür, bilgi ve fikirler yoluyla nesilden nesile geçen unsurlar Dijital çağda bu memlerin hiç silinmeden yayılması, Kojimaya göre ciddi bir tehdit oluşturuyordu.
Oyunun hikâyesi, insanların ağlar aracılığıyla sürekli bağlantıda olduğu, fikirlerin filtresiz biçimde dolaşıma girdiği bir dünyayı hayal ediyordu. Bugünden bakıldığında bu senaryonun fazlasıyla tanıdık gelmesi, Metal Gear Solid 2nin neden hâlâ konuşulduğunu da açıklıyor. Kojima ise bu noktada net: Oyun bir kehanet değil, bir uyarıydı.
Aradan geçen yirmi yılı aşkın sürede, Metal Gear Solid 2nin anlattığı geleceğin büyük ölçüde gerçeğe dönüşmesi, Kojimayı gururlandırmaktan çok endişelendiriyor. Ona göre oyun, toplumun gitmesini istediği değil, gitmesinden korktuğu yolu anlatıyordu.
Metal Gear Solid 2 Dijital Dünyanın Tehlikelerine Odaklanıyordu
Kojima, WIREDın Tech Support serisinde yaptığı açıklamada, Metal Gear Solid 2nin hiçbir zaman doğrudan yapay zekâ hakkında bir hikâye olarak tasarlanmadığını vurguladı. Ona göre oyun, analog dünyadan dijital dünyaya geçişin insanlık üzerinde yaratacağı etkileri sorguluyordu. Bilginin artık kaybolmaması, her şeyin kayıt altına alınması ve kontrol edilmesi, oyunun merkezindeki temel korkuydu.
Kojima, ilk oyunu Metal Gear Solidin DNA teması üzerine kurulduğunu, devam oyununun ise memler kavramına odaklandığını belirtiyor. Yani genetik olarak aktarılmayan, ama kültür, bilgi ve fikirler yoluyla nesilden nesile geçen unsurlar Dijital çağda bu memlerin hiç silinmeden yayılması, Kojimaya göre ciddi bir tehdit oluşturuyordu.
Oyunun hikâyesi, insanların ağlar aracılığıyla sürekli bağlantıda olduğu, fikirlerin filtresiz biçimde dolaşıma girdiği bir dünyayı hayal ediyordu. Bugünden bakıldığında bu senaryonun fazlasıyla tanıdık gelmesi, Metal Gear Solid 2nin neden hâlâ konuşulduğunu da açıklıyor. Kojima ise bu noktada net: Oyun bir kehanet değil, bir uyarıydı.
Aradan geçen yirmi yılı aşkın sürede, Metal Gear Solid 2nin anlattığı geleceğin büyük ölçüde gerçeğe dönüşmesi, Kojimayı gururlandırmaktan çok endişelendiriyor. Ona göre oyun, toplumun gitmesini istediği değil, gitmesinden korktuğu yolu anlatıyordu.