AKY
MirayWeb Coder's
Saw: Genesis, Summer Game Fest kapsamında yapılan en sürpriz duyurulardan biri oldu. Bloober Team, Broken Mirror Games ve Anshar Studios iş birliğiyle geliştirilen oyun, serinin kanlı tuzaklarını çok oyunculu asimetrik korku formülüne uyarlıyor. İlk bakışta fikir oldukça ilgi çekici görünüyor; bir oyuncu ölümcül labirenti yöneten Judge rolünü üstlenirken, üç oyuncu da hayatta kalmaya çalışan Accused karakterlerini kontrol ediyor. Ancak oyunun Saw evrenindeki yeri, en az oynanışı kadar tartışma yaratacak gibi duruyor.
Saw: Genesis, temel oynanış yapısıyla Dead by Daylight benzeri asimetrik korku oyunlarından izler taşıyor ancak bunu Saw markasına uygun şekilde daha farklı bir noktaya çekiyor. Judge, tuzaklarla dolu bir alanı yukarıdan yönetebiliyor ve diğer oyuncuların ulaşamadığı bölgelerden labirenti kontrol edebiliyor. Accused tarafındaki oyuncular ise karanlık koridorlarda anahtar eşyalar arayarak kaçış yolunu bulmaya çalışıyor. Haritaların prosedürel şekilde oluşturulması, her maçın farklı ilerlemesini hedefliyor.
Oyunun en dikkat çekici tarafı, yakalanan oyuncuların klasik Jigsaw tarzı düzeneklerle karşı karşıya kalması. Oyuncular, kurtulmak için ağır bedeller ödemek zorunda kalabiliyor ya da takım arkadaşlarının kendilerini zamanında bulmasını bekleyebiliyor. Birinci şahıs kamera açısı, bu anları daha sert ve rahatsız edici hale getiriyor. Ayrıca Judge karakterinin de tamamen yenilmez olmaması, oyuna farklı kazanma yolları ekliyor. Bu yapı, kağıt üzerinde tekrar oynanabilir ve gerilimli bir çok oyunculu deneyim sunabilir.
Asıl soru işareti ise oyunun hikaye tarafında ortaya çıkıyor. Saw: Genesis, filmlerden yaklaşık 100 yıl önce, I. Dünya Savaşı sonrasında geçiyor ve Judge karakterini John Jigsaw Kramer öncesi bir figür gibi konumlandırıyor. Tanıtımın ima ettiği bağlantılar, Judgeın Kramer üzerinde ilham verici bir etki bırakmış olabileceğini düşündürüyor. Bu da yıllardır kendi içinde oldukça sıkı kurulan Saw mitolojisi için riskli bir hamle anlamına geliyor.
Çünkü Saw filmlerindeki domuz maskesi, tuzak felsefesi ve Kramerın ölümle yüzleşme takıntısı yalnızca görsel simgelerden ibaret değildi; bunlar doğrudan karakterin geçmişine ve dünya görüşüne bağlıydı. Saw: Genesis, oynanış açısından eğlenceli ve yaratıcı bir fikir sunuyor olabilir ancak hikayeyi serinin ana mitolojisine bağlama biçimi dikkatli ele alınmazsa zorlama görünebilir. Bu yüzden oyun, çok oyunculu korku tarafında güçlü bir potansiyel taşırken, Saw evrenine gerçekten anlamlı bir katkı yapıp yapamayacağı konusunda şimdilik temkinli yaklaşmak gerekiyor.
Saw: Genesis Oynanışta Güçlü, Hikayede Riskli Bir Yola Giriyor
Saw: Genesis, temel oynanış yapısıyla Dead by Daylight benzeri asimetrik korku oyunlarından izler taşıyor ancak bunu Saw markasına uygun şekilde daha farklı bir noktaya çekiyor. Judge, tuzaklarla dolu bir alanı yukarıdan yönetebiliyor ve diğer oyuncuların ulaşamadığı bölgelerden labirenti kontrol edebiliyor. Accused tarafındaki oyuncular ise karanlık koridorlarda anahtar eşyalar arayarak kaçış yolunu bulmaya çalışıyor. Haritaların prosedürel şekilde oluşturulması, her maçın farklı ilerlemesini hedefliyor.
Oyunun en dikkat çekici tarafı, yakalanan oyuncuların klasik Jigsaw tarzı düzeneklerle karşı karşıya kalması. Oyuncular, kurtulmak için ağır bedeller ödemek zorunda kalabiliyor ya da takım arkadaşlarının kendilerini zamanında bulmasını bekleyebiliyor. Birinci şahıs kamera açısı, bu anları daha sert ve rahatsız edici hale getiriyor. Ayrıca Judge karakterinin de tamamen yenilmez olmaması, oyuna farklı kazanma yolları ekliyor. Bu yapı, kağıt üzerinde tekrar oynanabilir ve gerilimli bir çok oyunculu deneyim sunabilir.
Asıl soru işareti ise oyunun hikaye tarafında ortaya çıkıyor. Saw: Genesis, filmlerden yaklaşık 100 yıl önce, I. Dünya Savaşı sonrasında geçiyor ve Judge karakterini John Jigsaw Kramer öncesi bir figür gibi konumlandırıyor. Tanıtımın ima ettiği bağlantılar, Judgeın Kramer üzerinde ilham verici bir etki bırakmış olabileceğini düşündürüyor. Bu da yıllardır kendi içinde oldukça sıkı kurulan Saw mitolojisi için riskli bir hamle anlamına geliyor.
Çünkü Saw filmlerindeki domuz maskesi, tuzak felsefesi ve Kramerın ölümle yüzleşme takıntısı yalnızca görsel simgelerden ibaret değildi; bunlar doğrudan karakterin geçmişine ve dünya görüşüne bağlıydı. Saw: Genesis, oynanış açısından eğlenceli ve yaratıcı bir fikir sunuyor olabilir ancak hikayeyi serinin ana mitolojisine bağlama biçimi dikkatli ele alınmazsa zorlama görünebilir. Bu yüzden oyun, çok oyunculu korku tarafında güçlü bir potansiyel taşırken, Saw evrenine gerçekten anlamlı bir katkı yapıp yapamayacağı konusunda şimdilik temkinli yaklaşmak gerekiyor.