Osmanlılar son asırlarında şimal üzerinde bir kuyruklu yıldız doğsa mutlak bizim başımıza düşer diye vehmedermiş. Belki aynı etki devam ettiğinden o günün sosyolojisinde ve o günün psikolojisinde yazılan İstiklal Marşımız dahi bu hale bir son vermek ister gibi “korkma” diye başlar. Sönmez diye devam eder. Lâ tahzen! Lâ tahzen, innallãhe me‘anâ. İnnallãhe me‘a’s-sâbirîn… Biz dahi çok uzağımızdaki gelişmelerden bile korkardık. Her planda aleyhimize bir sonuç, başımıza bir çorap arardık. Bunu da aşırı