AKY
MirayWeb Coder's
Elden Ring ile milyonlara ulaşan soulslike türü, yıllardır FromSoftware ile özdeşleştiriliyor. Ancak serinin yaratıcısı olarak görülen isimlerden biri, bu algıyı sorgulayan dikkat çekici bir açıklamayla gündeme geldi ve türün kökenlerine farklı bir bakış sundu.
FromSoftware başkanı ve Elden Ringin yönetmeni Hidetaka Miyazaki, yaptığı açıklamada soulslike tasarım anlayışını bir icat olarak görmediğini belirtiyor. Miyazakiye göre ölümün oyunun merkezinde yer aldığı, deneme-yanılmaya dayalı bu yapı zaten oyuncuların hazır olduğu bir deneyimdi; FromSoftware yalnızca bu ihtiyaca doğru zamanda karşılık verdi.
Miyazaki, özellikle ölerek öğrenme fikrinin oyun dünyasında daha önce de var olduğunu vurguluyor. Zorlu düşmanlar, tekrar edilen denemeler ve oyuncunun giderek ustalaşması gibi mekaniklerin farklı türlerde uzun süredir kullanıldığını hatırlatan yönetmen, soulslike formülünün bu fikirleri bir araya getiren güçlü bir yorum olduğunu söylüyor.
Gerçekten de Demons Souls öncesine bakıldığında, benzer unsurlar barındıran yapımlar görmek mümkün. Kings Field, Blade of Darkness gibi oyunlar; sert cezalandırma sistemi, karanlık atmosfer ve oyuncudan sabır talep eden yapılarıyla soulslike ruhunu yıllar önce yansıtmıştı. Ancak bu oyunlar, bugünkü ölçekte bir tür tanımı yaratacak kadar geniş kitlelere ulaşamamıştı.
Bu noktada FromSoftwareın asıl başarısı, mevcut fikirleri kusursuz bir dengeyle birleştirip popüler hâle getirmesi oldu. Miyazakinin mütevazı yaklaşımına rağmen, Dark Souls ve Elden Ring olmasaydı soulslike kavramının bugün bu kadar net ve yaygın bir anlam kazanması zor görünüyordu. Türü icat etmemiş olabilirler, ancak ona kimliğini veren stüdyo oldukları da inkâr edilemiyor.
Elden Ring Yönetmenine Göre Soulslike Türünün Kökeni
FromSoftware başkanı ve Elden Ringin yönetmeni Hidetaka Miyazaki, yaptığı açıklamada soulslike tasarım anlayışını bir icat olarak görmediğini belirtiyor. Miyazakiye göre ölümün oyunun merkezinde yer aldığı, deneme-yanılmaya dayalı bu yapı zaten oyuncuların hazır olduğu bir deneyimdi; FromSoftware yalnızca bu ihtiyaca doğru zamanda karşılık verdi.
Miyazaki, özellikle ölerek öğrenme fikrinin oyun dünyasında daha önce de var olduğunu vurguluyor. Zorlu düşmanlar, tekrar edilen denemeler ve oyuncunun giderek ustalaşması gibi mekaniklerin farklı türlerde uzun süredir kullanıldığını hatırlatan yönetmen, soulslike formülünün bu fikirleri bir araya getiren güçlü bir yorum olduğunu söylüyor.
Gerçekten de Demons Souls öncesine bakıldığında, benzer unsurlar barındıran yapımlar görmek mümkün. Kings Field, Blade of Darkness gibi oyunlar; sert cezalandırma sistemi, karanlık atmosfer ve oyuncudan sabır talep eden yapılarıyla soulslike ruhunu yıllar önce yansıtmıştı. Ancak bu oyunlar, bugünkü ölçekte bir tür tanımı yaratacak kadar geniş kitlelere ulaşamamıştı.
Bu noktada FromSoftwareın asıl başarısı, mevcut fikirleri kusursuz bir dengeyle birleştirip popüler hâle getirmesi oldu. Miyazakinin mütevazı yaklaşımına rağmen, Dark Souls ve Elden Ring olmasaydı soulslike kavramının bugün bu kadar net ve yaygın bir anlam kazanması zor görünüyordu. Türü icat etmemiş olabilirler, ancak ona kimliğini veren stüdyo oldukları da inkâr edilemiyor.