Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin son on yılda küresel diplomaside kurduğu yeni ittifaklar, geliştirdiği altyapı ve artan stratejik kapasitesiyle bir güç merkezine dönüştüğünün herkes farkında. Bu yükseliş, Misak-ı Millî sınırlarının dışına çıkıldığında daha iyi anlaşılıyor. Son bir yıllık gelişmelere baktığımızda, her devlete nasip olmayacak bir yükseliş süreciyle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Tarihin belli evrelerinde milletlerin kaderine yükselmek ve yeni bir medeniyet merkezine dönüşmek