AKY
MirayWeb Coder's
Ubisoft cephesinde sular durulmuyor. Son yıllarda iptal edilen projeler, düşen hisse değerleri ve şirket genelinde yürütülen yeniden yapılanma süreci, çalışanlar arasındaki memnuniyetsizliği artırmış durumda. Bu tabloya şimdi de sendika temsilcilerinin CEO Yves Guillemota yönelik açık istifa çağrısı eklendi.
Fransız sendika temsilcileri Marc Rutschlé ve Chakib Mataoui, verdikleri röportajda Ubisoftun yaşadığı sorunların temelinde üst yönetimin yer aldığını dile getirdi. Rutschlé, Guillemotun yıllar içinde etrafını evet diyen yöneticilerle doldurduğunu ve bunun özellikle 2020de patlak veren taciz skandalı sürecinde ciddi sorunlara yol açtığını savundu. Çalışanlar açısından bu dönemin şirket içi güveni büyük ölçüde zedelediği ifade ediliyor.
Mataoui ise Guillemotun oğlu Charlieyi Vantage Studiosa eş CEO olarak atamasını sert şekilde eleştirdi. Ona göre üst yönetimdeki bu yapı, hem çeşitlilikten uzak hem de yeni fikirlerin önünü kapatan bir anlayışı temsil ediyor. Mataoui, yaratıcı bir sektörde bu yaklaşımın şirketi ileriye taşımasının mümkün olmadığını, aksine Ubisoftun oyun geliştirme vizyonunu zayıflattığını belirtti.
Sendika temsilcileri, şirketteki en büyük problemlerden birinin güven olduğunu vurguluyor. Mevcut yönetimin Ubisoftu içinde bulunduğu krizden çıkarabileceğine dair çalışanlar arasında ciddi bir inanç kaybı yaşandığı aktarılıyor. Bu durumun, geçmişteki taciz iddialarına karşı şirketin tutumuyla doğrudan bağlantılı olduğu ve istismarcıların korunabildiği bir çalışma ortamı algısı yarattığı ifade ediliyor.
Rutschléye göre bu noktada Guillemotun görevi bırakması, şirket içinde yeniden güven inşa edebilmenin ilk adımı olabilir. Nitekim Ubisoft çalışanları, planlanan işten çıkarmalara karşı daha önce grev oylaması da yaptı. Fransa merkezli sendikalar, 10-12 Şubat tarihleri arasında uluslararası destekle greve gitmeye hazırlanırken, Ubisoft yönetimi üzerindeki baskı her geçen gün artıyor.
Ubisoftta Yönetim Tartışmaları Derinleşiyor
Fransız sendika temsilcileri Marc Rutschlé ve Chakib Mataoui, verdikleri röportajda Ubisoftun yaşadığı sorunların temelinde üst yönetimin yer aldığını dile getirdi. Rutschlé, Guillemotun yıllar içinde etrafını evet diyen yöneticilerle doldurduğunu ve bunun özellikle 2020de patlak veren taciz skandalı sürecinde ciddi sorunlara yol açtığını savundu. Çalışanlar açısından bu dönemin şirket içi güveni büyük ölçüde zedelediği ifade ediliyor.
Mataoui ise Guillemotun oğlu Charlieyi Vantage Studiosa eş CEO olarak atamasını sert şekilde eleştirdi. Ona göre üst yönetimdeki bu yapı, hem çeşitlilikten uzak hem de yeni fikirlerin önünü kapatan bir anlayışı temsil ediyor. Mataoui, yaratıcı bir sektörde bu yaklaşımın şirketi ileriye taşımasının mümkün olmadığını, aksine Ubisoftun oyun geliştirme vizyonunu zayıflattığını belirtti.
Sendika temsilcileri, şirketteki en büyük problemlerden birinin güven olduğunu vurguluyor. Mevcut yönetimin Ubisoftu içinde bulunduğu krizden çıkarabileceğine dair çalışanlar arasında ciddi bir inanç kaybı yaşandığı aktarılıyor. Bu durumun, geçmişteki taciz iddialarına karşı şirketin tutumuyla doğrudan bağlantılı olduğu ve istismarcıların korunabildiği bir çalışma ortamı algısı yarattığı ifade ediliyor.
Rutschléye göre bu noktada Guillemotun görevi bırakması, şirket içinde yeniden güven inşa edebilmenin ilk adımı olabilir. Nitekim Ubisoft çalışanları, planlanan işten çıkarmalara karşı daha önce grev oylaması da yaptı. Fransa merkezli sendikalar, 10-12 Şubat tarihleri arasında uluslararası destekle greve gitmeye hazırlanırken, Ubisoft yönetimi üzerindeki baskı her geçen gün artıyor.